TR  |  EN  |  RU
turkey turkey   azerbaijan kazakhstan kyrgyzstan turkmenistan uzbekistan kktc qha TAT BAŞQ
Ana Sayfa
Birlik Hakkında
Üye Haber Ajansları
Bildiri
Başkanın Mesajı
Tüzük
Haberler



Türkiye
Fransız güvenlik güçlerinin müdahalelerinden endişe duyuyoruz

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç, Fransız güvenlik güçlerinin çalışma yasası reformunu protesto eden göstericilere karşı giderek sertleşen müdahalelerinden duyulan endişeyi dile getirerek, Fransız yetkililerigöstericilere karşı orantısız güç kullanmaktan kaçınmaya davet etti.

Bilgiç, bir soruya verdiği yanıtta, "Fransa, halen Ulusal Meclis ve Senato’da görüşülme aşamasında olan çalışma yasası reformu nedeniyle geçtiğimiz şubat ayından bu yana sokak gösterilerine ve grevlere sahne olmakta, olaylar giderek daha şiddetli bir hal almaktadır. Bu gelişmeleri tabiatıyla yakından takip ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Demokrasilerde diyaloğun gerekliliğine inandıklarını belirten Bilgiç, şunları söyledi:

"Olayların en kısa sürede yatışması için Fransız makamlarına ve gösterilere katılanlara itidal çağrısında bulunuyoruz. Fransız güvenlik güçlerinin göstericilere karşı giderek sertleşen müdahalelerinden de endişe duyuyor, yetkilileri göstericilere karşı orantısız güç kullanmaktan kaçınmaya davet ediyoruz. Sakin bir ortama bir an önce dönülebilmesi ve bu gösterilerin demokratik standartlara uygun barışçıl şekilde gerçekleşmesi için gerekli tüm önlemlerin Fransız makamlarınca süratle alınacağına inanıyoruz."

 
'Kremlin 1944’teki Kırım Tatar soykırımını tekrarlıyor'

Kırım’da son günlerde Rusya Federal Güvenlik Servisinin (FSB) Tatarlara yönelik baskınları artırmasına Ukrayna Dışişleri Bakanlığı sert tepki gösterdi. bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Rusya’nın "sözde terörle mücadele paravanının" arkasına saklanarak Kırım Tatar halkını yok etme politikasını uyguladığı bildirildi.

Açıklamada, Rusya’ya Kırım Tatarlarına karşı başlattığı baskıya bir an önce son vermesi çağrısı yapıldı. Rusya'nın silahlı baskısı altında Kırım Tatarlarının ana vatanlarında "esir" haline geldiği belirtilen açıklamada, "Kremlin, 21. yüzyılda işgal ettiği Kırım’da 1930’lu yılların korkunç Sovyet baskısını ve 1944’teki Kırım Tatar soykırımını tekrarlıyor" ifadesi kullanıldı.

Rusya’nın işgal ettiği yarımadada 11-12 Şubat'ta Kırım Tatarlarına yönelik başlattığı kitlesel yasa dışı aramalarla 13 Ukrayna vatandaşını kanunsuz şekilde tutukladığı hatırlatılan açıklama şunlar kaydedildi:

"Kremlin rezil bir şekilde sözde terörizm ile mücadele paravanının arkasına saklanarak, Kırım Tatar halkını imha politikasını deniyor. Rusya'dan bir an önce Ukrayna vatandaşlarına baskılara son vermesini, kanunsuz bir şekilde tutuklanan Emir Hüseyin Kuk, Vadim Siruk, Enver Bekirov, Eldar Selamiev ve Müslim Aliyev’in serbest bırakılmasını talep ediyoruz."

 
Türkiye açık kapı politikasını devam ettiriyor

KİLİS

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, şu an itibariyle sınıra gelip de Türkiye'ye geçmeye çalışan büyük bir kalabalığın söz konusu olmadığını, son gelen 35 bin kişinin de kamplara yerleştirildiğini belirterek, "Türkiye açık kapı politikasını devam ettiriyor ve bugüne kadar 3 milyon insanı alırken, birileri dediği için almadık. Türkiye kendi ahlaki ve vicdani duruşu sebebiyle, bu insanlara kucağını açmıştır. Bu yüzden kimsenin Türkiye'ye insanlık dersi vermek gibi haddi olamaz" dedi.

Akdoğan, Öncüpınar Sınır Kapısı önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, Kilis’te Suriyelilerin kaldığı kampları ziyaret ettiklerini belirterek, Kilis merkez nüfusunun 93 bin olduğunu, buna karşın 127 bin Suriyeli’nin ağırlandığını ve Kilislilerin bu kadar sığınmacıya kucağını açtığını ifade etti.

Kilis'teki kamplarda ise yaklaşık 40 bin kişinin konuk edildiğini aktaran Akdoğan, "Bu 40 bin kişiye her türlü imkan sağlanmakta. Suriye’deki savaş nedeniyle, Türkiye uzun zamandır yoğun bir göçe maruz kaldı. Şu ana kadar Türkiye’de bulunun sığınmacı sayısı 2 milyon 620 bin. Suriyelilerin yaklaşık 285 bini 10 şehrimizdeki geçici barınma merkezlerinde" diye konuştu.

Öte yandan, Irak’taki olaylardan kaçarak, Türkiye’ye sığınan 272 bin sığınmacının da bulunduğuna işaret eden Akdoğan, Suriyeli sığınmacılar için şu ana kadar 9 milyar dolar civarında hizmet sağlandığını belirtti.

 
Cizre'de operasyonlar çok başarılı bir biçimde sona erdi

İSTANBUL

İçişleri Bakanı Efkan Ala, saldırıya uğrayan Yeni Şafak gazetesini ziyaretinin ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Bugün öğle saatleri itibarıyla Cizre'de operasyonların başarılı bir biçimde sona erdiğini belirterek, "Ama oradaki vatandaşlarımızın can güvenliğini daha garantiye almak için, oraya girdiklerinde herhangi bir patlama veya olumsuzlukla karşılaşmamaları için Silopi'de olduğu gibi Cizre'de de arama tarama faaliyetleri devam edecek" dedi.

"Sokağa çıkma yasağı devam edecek"

Arama tarama faaliyetleri bitinceye kadar, operasyonlar bitmiş olmasına rağmen sokağa çıkma yasağının devam edeceğini belirten Bakan Ala, konuşmasına şöyle devam etti:

"Arama tarama faaliyetleri bitirilince bu sefer yine bir daha bu şekle dönmemesi için gerekli geçici ve kalıcı güvenlik noktaları oluşturulacak. Bakanlıklarımız kendi sorumluluk alanlarıyla ilgili sahada olacak. Vatandaşlarımıza bugüne kadar teröristlerin ve terörist saldırıların çektirdiği sıkıntıların bertaraf edilmesi için hükümet topyekün olarak bir seferberlik halinde üzerine düşeni yapacak, onun da imkan ve zemini hazırlanıyor. Ümit ediyorum, bundan sonra da diğer yerlerde de vatandaşlarımıza en az zararla ya da hiç zarar vermemek üzere alınacak tedbirlerle terörün Türkiye gündeminden çıkması için elimizden geleni yapacağız ve ümit ediyorum ki, Türkiye'ye bu atmosferi hediye edebileceğiz."

 
Diyanet ve TDV'den 20 tırlık yardım konvoyu

Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfının (TDV), Bayırbucak Türkmenleri, terör saldırılarında yaşamını yitiren şehitlerin yakınları ve Güneydoğu'daki terör mağdurlarına yönelik başlattığı "Şimdi Yaraları Sarma Zamanı" kampanyasıyla toplanan yardımlar, 20 tırla ihtiyaç sahiplerine gönderildi.

Başkanlık önünde düzenlenen törende konuşan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, kampanyanın sadece parasal boyutu olmadığını belirterek şöyle devam etti:

"Kampanyanın ilk boyutu, güvenliğimiz ve huzurumuz için milletimizin istiklali ve istikbali için canlarını feda eden şehitlerimizin ailelerine yöneliktir. Kampanyanın ikinci boyutu, son günlerde ülkemize sığınan Bayırbucak Türkmenleri kardeşlerimize yöneliktir. Üçüncü boyutu ise özellikle Cizre, Silvan, Silopi, Sur, Nusaybin'de terör mağduru olmuş kardeşlerimize yöneliktir. Bu, bizim millet olarak onlara vefa borcumuzdur."

Görmez'in konuşmasının ardından konvoy, dualarla uğurlandı.

 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 > 348
  TKA 2008